TÜRKİYE’DE KRİZLER ANİDEN ÇIKMAZ

 Türkiye’de hiçbir büyük kriz bir sabah ansızın doğmaz. Ekonomik dalgalanmalar, diplomatik gerilimler, siyasi sertleşmeler… bunlar görünen yüzdür. Görünmeyen tarafta ise uzun süredir biriken dosyalar, pazarlıklar, girilen iletişimler ve güç hesapları vardır.


Bir ülke sert bir açıklama yaptığında bu çoğu zaman öfke değil, bir mesajdır, pozisyon almaktır, bir sınır çizmektir. Bugün sosyal medyada gördüğünüz “kriz” manşetlerinin çoğu, aslında kontrollü gerilimdir. Çünkü devletler duygusal reflekslerle değil, stratejik sabırla hareket eder.


Mesela bir ekonomik karar alınır. Toplum anında etkisini hisseder. Ama o kararın arkasında çoğu zaman dış baskılar, içerideki denge hesapları ve geleceğe yönelik daha büyük planlar vardır. Siyasette yüksek ses her zaman güç göstergesi değildir. Bazen sessizlik daha sert ve etkilidir. Tarih boyunca güçlü aktörler ilk hamleyi yapmaz. Karşı tarafın niyetini açığa çıkarmasını bekler. Sonra tek bir hamleyle denge değiştirir. Bugün yaşadığımız siyasi atmosferi sadece günlük polemiklerle okumak yanıltıcıdır.


Asıl soru şu: Gördüğümüz sertlik gerçekten kriz mi, yoksa kontrollü bir baskı aracı mı? Çünkü strateji bağırarak değil, zaman kazanarak çalışır ve bazen en güçlü hamle, hiçbir şey yapmıyor gibi görünmektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ORTA DOĞU’DA YENİ GERİLİM: ABD -İSRAİL -İRAN DENKLEMİ

ALGILARLA DİJİTAL TUZAK